Reenkarnosyon var ise ölüp tekrar dünyaya geliyorsak Dünya nüfusu neden çoğalmakta aynı kalmamakta ?
Dünya toplumunun kanayan bir yarası da bu..paribus Nickli Üyeden Alıntı
Reenkarnosyon var ise ölüp tekrar dünyaya geliyorsak Dünya nüfusu neden çoğalmakta aynı kalmamakta ?
Reenkarnasyon zaten tüm insanlığa olmaktadır. Birine olup diğerine olmama yoktur. Reenkarnasyonun amacı tekamül etmektir. Kuranda dendiği gibi insan mükemmel yaratılmış ve aşağılarına en aşağısına atılmıştır. Haliyle en baştan başlayan insanlık yükselmeye yani tekamüle başlar. Bu serüvenin sonu insani kamil seviyesinde biter ve kişi döndüğü öze Allah'a göre döner. Kuran'da bu şöyle ifade edilir; "Ve sonunda O'na döndürüleceksiniz."MaRLoN Nickli Üyeden Alıntı
Nüfus niye artıyor? Bu aslında devridaime yeni eklemelerden dolayı olmaktadır. Zamnın gidişatına bağlı olarak tekamülünü tamamlamış ruhların tekrar gelmesinin yanı sıra, evrensel bir tekamül planından bahsedilir. Açıklamanın bu kısımları aslında daha muammadır. Evrensel tekamül planına göre tekamül tek parçası dünya değildir, dünyayla beraber birçok sistem içerisinde bir tekamül süreci vardır. Haliyle buraya da geliş çoğalmaktadır. Bunu yanı sıra yeni ruh oluşmamakta mıdır? İşte bunun bilgisine ulaşabilmiş değilim. Hala bu konularıyla ilgili gizemli ayrıntılar var. Bu bir eksik midir? Hayır değildir. Bu sadece yapbozun en zor parçalarından biridir. Misal olarak Kuran'ı herkes bilri. Kuran ile ilgili Mukatta Harfleri bir din adamına sorun size vereceği cevap nettir; "bilmiyorum." Bu harfler Kuran ilk indiğinden beri tamamen gizli kalmıştır. BU gizlere bakıp Kuran'ı reddetmek doğru mudur? hayır değildir. Bu kısım sadece bizim idrakımızın yetemediği, gizli kısımdır. İşte planın bu kısmı ve evrensel tekamül bölümü bizim için daha tam netleşememiş bilgilerden biridir. Mukatta Harfleri ve en büyük hakikatleri sadece ermişlerin bilmesi gibi bu bölüm de sadece belli kesim tarafından tam olarak bilinmiş ve gizlenmiştir. Ama benim düşünceme göre doğru zamanda bunun da bilgisi kesin olarak gelecektir
Öbür taraftan tarihte bilgi yok demişsin. Hemen hemen tarihin her eski antik medeniyetinde bu bilgi mevcuttur. Ama bu antik kutsal dinlerin dejenere olması gibi bu da dejener olmuştur. Eğer araştırırsanız dejenere olmuş reenkarnasyon felsefesini bulabilirsiniz. İslamiyet ve dinlerde niye direk verilmemiş derseniz, cevabı çok basit. O zamanın insanı bunu anlayacak kapasite de dğeildi. Haliyle siz tekrar bedenleneceksiniz ama bu tekamül dediğinizde onlar size bön bön bakıp aa ölümsüz müyüm deyip, yine bunu dejenere edip her tür şirke koşacaklardı. O yüzden bu bilgi Kuran da gizlenmiştir.
Niye sadece belli insanlar hatırlıyor demişsin. Aslında insanların hatırlaması "normal" değildir. Çünkü bu hayat yeni şeyleri "deneyimlemek" tekamülde bir iki basamak daha çıkmak için gelmişizdir. SInamalarla dolu bir hayatın amacı sizi tekamülde yükseltmektir. BU profesyonelce hazırlanmış bir senaryodur. Geçmiş yaşamınızı unutup bu sınavı vermeniz en normali ve doğalıdır. Çünkü geçmiş yaşamınızı bildiğinizde bu dünyada tekamül edemezsiniz. Geçmiş yaşamın izleri sizin peşinizi bırakmaz ve bu yaşama odaklanamazsınız. BU yüzden her yeniden doğan ruh geçmiş yaşamını unutmak zorundadır. Ama arada bu şekilde hatırlayanlar çıkmaktadır, bunlar hata veya hatırlaması gereken kişilerdir. Mutlaka onlarında hayatlarınla bunla ilgili vazifeleri vardır. Zaten araştırırsanız geçmiş yaşamın haatırlanması oldukça zordur. Hipnoz ile hatırlayamazsınız, ancak ruhunuzun derinliklerine inip bu bilgiyi çıkarabilirsiniz. Bunun için de manevi olarak gelişmiş olmanız gerekir. Zaten manvi olarak gelişmiş bir kişi de buna ihtiyaç duymaz
Dinleri karalama demişsiniz ama ben şimdi tam tersini söylüyorum; dinler tekamül felsefesiyle anlamlanır. nednei ise ilahi adaletin ve O'na ulaşma yolunun tasavvufla bütünleşmiş en mantıklı felsefesidir. Afrika da doğan bir çocuk günahsız ölüyor, sen ise bir sürü günahla ölüyorsun. O cennete rahatça girerksen sen isyan etmez misin? Bu çocuk rahat giriyor öyleyse niye beni de bebekken öldürmedin diye. Ben olsam isyan ederim. Ama tekamül felsefesine göre o bebeğin dünyaya doğup ölme nedeni onun tekamül basamaklarından biri, yeniden dünyaya deneyimlemeye gelecektir. Belki sen de başka bir yaşamında bebekken ölmüştün. Bunu bilemeyiz. Ama adalet klasik bakışta kaosa dayalı gibi gözükür, tekamül de ise kaos olmadığı gizemli bir düzenin ve adalet sisteminin olduğunu bilirsiniz.
Kendimce açıklamaya çalıştımBence tartışılması zevkli bir konu
![]()
Peki insan ilk yaşamında kamil seviyeye ulaşınca durum ne oluyor? Tarihte bu bilgi mevcut demişsin ama tarihte hep düşünülüyor,söyleniyor gibi tabirlerle verilir kesin bir bilgi yoktur. İnsanların anlayamayacağı bence biraz eksik olmuseğer insana koca bir din gönderilmiş ve insanlar bunu anlamış. Bir dini anlayan bu olguyuda anlıyacaktırSevap ve günah kavramıda işin içine dahil oldu şimdi. İnsan geçmiş yaşamındaki sevap ve günahlarıyla yeni yaşamındaki sevap günahlarının ortalamasıylamı cennet veya cehenneme giricek. İnsan kamil seviyeye ulaşınca bi bakıma cennetlik demektir. Peki o zaman mahşere kadar cehennemlik insan kalmıyacakmı? Çünkü reenkarnasyon insanı kamil seviyeye ulaştırıyor
Din reenkarnasyonla anlamlanmaz din iman ile anlamlanır. Afrikada doğan bir çocuğun günahlı veya günahsız öldüğünüde kimse bilemez. Ve herkesin yolu farklıdır herkesin sınavı farklıdır kimi 2 yaşında ölür kimi 80 önemli olan 2 yaşında ölmek değil imanlı ölmektir
Konuyu bilen biriyle tartışmak güzel![]()
Hmm aslında sadece tekamülü anlattım bu felsefeye göre. Bu felsefe de cennet ve cehennemin yeri tabi ki önemliMaRLoN Nickli Üyeden Alıntı
öncelikle yeniden doğuş sürekli ölüp doğmak değildir. Kişi öldükten sonra ahiret hayatına geçiş yapar. Dünyada deneyimini tamamlayan (Verilen süreyi) ruh önce cehennem kısmına alınır. (Kuranda der ki her insan mutlaka cehennemi tadacaktır, yolu cehennemden geçecektir.) Cehennemin anlamı arınmaktır. Ruh günah dediğimiz negatif travmalarından cehennem kademesinde arınır. Kuran da ki ateş kavramı arınmayı anlatırken diğer benzetmeler ise ruhun travmalarının dışarı çıkmasını anlatır. Mesela hiç bilinçaltı temizliği yaptınız mı bilmiyorum. Bilinçaltı temizliğinde bilinçaltınıza bastırdığınız tüm korkularınız öcne su üstüne çıkar, sonra bunlarla yüzleşir ve üstesinden gelirsiniz. İşte cehennemde de kişi tüm yaptıklarının bir ilizyonunu yaşar ve onlarla yüzleşir. (EĞer miracı okursanız orada kişiler yaptıkları şeyler uygun ceza görür der. Yani kişi ne yaptıysa onun bir benzer ilizyonunu yaşar.) Haliyle bu yüzleşme kişnin yaptığı hata miktarınca ağırdır. Kişi yüzleşmelerini yapıp, ruhunu arındırıktan sonra yüksek farkındalığa kavuşur ve cehennem kademesinden ara bölgeye alınır. Burada tüm yaşamı göz önünde bulundurulur. Eğer kişi insani kamil seviyesinde değilse veyahut tekamülünün son basamağında değilse tekrar dünyaya bedenlenir. Ve bu tekamülümüzü tamamlayana kadar devam eder.
Tekamülünü tamamlayan kişi cennete alınır. Cennete giren tekrar bedenlenmek zorunda değildir. Ama cennetin seviyelerinde ilerlemek isterse (Kuran'da bahsi geçen 7 cennet) tekrar dünyaya bedenlenerek bu sefer ruhsal yüskelişi deneyimlemeye başlar. Ama bu kişinin orada ki özgür iradesine bağlıdır. Kişi istemezse orada kalabilir. Veya kişi yardım için dünyaya tekrar bedenlenebilir bu da yine kişinin kendi tercihidir.
Tekamül felsefesine göre kişi tek başına tekamül etmez, bir ruh grubu (ailesiyle) tekamül eder ve geri bedenlenir. Bu geri bedenlenmelerde hep roller değişir. Ama o ruh ailesi sabit kalır.
Mahşer günü ise apayrıdır. Herkesin kıyam edeceği yani uyanacağıdır. Bu kıyama tüm ruhlar katılımcı olmak zorundadırBu yüzden bedenlenme sayısı artacaktır.
Mesela bebek konusundan bahsetmişsin. Önemli olan imanlı ölmektir tabi ama şu konuyu atlıyorsun yeni doğmuş bir bebeğin ne bilinci gelişmiştir ne imanıne sevabı vardır ne günaahı
adı üstünde yeni ve saf bir enerjiyle doğmuş. iman ve imanın gerektirdikleri için aklın ereceği bir yaşa gelmen gerekiyor. Dikkat edersen aklı ermemiş kişiliern ve çocukların namaz, oruç gibi ibadetleri yerine getirme zorunlulukları olmadığından bahseder. Ama sen büyüyorsun, yşıyorsun, deneyimliyorsun, acı çekiyorsun, imanlı oluyor yeri geliyor imanını kaybediyorsun. KOca bir serüven yaşıyrosun o ise doğuyor ve ölüyor
Şimdi öte tarafı bu mantıkla düşünelim. Bebek orada. Bebeğe deniliyor ki doğdun öldün bakalım günah yok bakalım sevapta yok. O zaman cennete alalım. (araftakiler cennete alınıyor) Peki ya biz der o zaman yargıda ki insanlar? Bizi de doğduğumuzda öldürseydin ya?
Ama tekamülde bu söz konusu değildir .O bebeğin gelişinin bir sebebi vardır ve tekamülünün bir parçsıdır. Belki de o bebeğin ölüşü ailesine bir deneyim yaşatacaktır. Ve benzeri gibi... Ayrıca buna ek olarak kuran eve kapanıp sadece ibadet edenleri azarlamaktadır. Açık açık siz eve kapanıp ibadet ederek cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Çok yanılıyrosunuz. der. Yani kişiin cennete girmesi için sürekli ibadet etmesi değil, hayata karışıp deneyimlerle tekamül etmesi gerekmektedir.
Öte taraftan din anlaşılmıştır denmişsin. Aslında din anlaşılamamıştırBunu ben demiyorum bunu diyen Kuran
En basitinden mukatta harfler, elif lam mim gibi bunları çözen bir insan evladı yok. Çözen dervişler ise sus puslar. Hamuş olmuşlar.
Öte yandan Kuran da şöyle der; Ali imran 7. Sana bu Kuran'ı O indirmiştir. Bu kitabın ayetlerinin bir kısmının anlamı açıktır. (Muhkemdir.) ki bunlar kitabın ana esaslarını teşkil eder. Diğer bir ksımının anlamaı da kapalıdır (müteşabbihtir.). Kalpleri sapmaya meyilli olanlar, fitne çıkarmak ve yanlış yorumlar yapmak için özellikle müteşabih ayetlerle meşgul olurlar. Oysa onların yorumlarını, sadece ALlah ve "Biz bu ayetlere inanıyoruz, hepsi Rabbimizden gelmiştir." diyen, ilimde ileri dereceye ulaşam alimler bilir. Gerçekten de bunları sadece aklı selim/sağduyu sahipleri düşünüp anlayabilir.
Burada da geçtiği gibi ayetlerin bir kısmı açıktır. Bunlar hukuksal yada dünyevi kısımlarıdır. Manevi kısımlar ise kapalı, gizli ve örtülüdür. Kuran perde içinde perde saklar. Her kişi tekamül seviyeisn göre bir perde kaldırır. Bu yüzden öncelikle okruken şunu kabul etmek lazım "Bu ayetlere inanıyoruz ve Rabbimizdne gelmiştir yani hepsi Hak sözdür" sonra ise ilimle akılla perdeleri çözmek gerekir. Haliyle yeniden doğuş gibi enerji gibi öte tarafa, ruha ve manevi boyutlara yönelik anlatımlar Kuran'da perdelenmiştir. Bu kapalı ayetleri ateist ve dini yalanlamak isteyenlerin kullanacağı da açık açık belirtilmişHaliyle aslında din tam olarak algılanammıştır. Dinin algılanan kısmı manevi değil maddi kısmıdır. Ki o kısımlarda bile hemfikir olunumadaığı için bu kadar mezhep doğmuştur.
Kuran gibi evrene geldiği söylenen bir kitabın hikaye kitabı gibi olması beklenemezMadem tüm insanlığa geldi tüm insanlığa hitap edecek kadar holografik bir kitap olmalıdır. Yani okuyan herkes bilinç seviyesine göre algılamalıdır. Kuran da bu sırlarla gelmiş bir kitpa. O yüzden bu tür bilgiler direk verilmez, sureler ve ayetlerin karşılaştırılmalı yorumlanmasıyla yapılır. İlimde ileri gelenleri nasıl bulacağız yada ilimi nereden bulacağız derseniz. Bunun da bilgisini Hz.Muhammed vermiş: "İlim çin'de de olsa gidip alınız."
Yeniden doğuşun ipuclarını ilmihallerde ve dinin şeriat yönünde takılmış kimselerde bulamayız. Bu kısımlar tasavvufta ermişler tarafından benzetmelerle aktarılmış. Mevlana'nın bu konuyla ilgili bahsettiği yerler vardır ama olabildiğince örtmüş. Nedneini de kendisi söylüyor "Herkes herşeyi bilmek zorunda değildir."
Yazdıklarının çoğuna katılıyorum ama anlaşamadığımız kısım şurası: İnsan doğar. Allah bedene bir ruh koyar ve yaşayan insan olur. Bu insan ömrü süresince yaşar, yaptıklarıyla öbür dünyada cezalandırılır/ödüllendirilir. Ölen bir insan yani ruhu öbür dünyaya göçmüş bir ruh sen tekamülünü tamamlayamadın diyip dünyaya tekrar yollanmaz. Çünkü şöyle düşün ben daha önceden bir hayat yaşadım tekamülüm tamamlanması için dünyaya geri yollandım veya cennetteki 7 kata çıkmak için ruhsal yükseliş için dünyaya gönderildim. Ama ben daha önceden bir hayat yaşadığımı bilmiyorum ruhsal yükseliş için dünyada olduğumu bilmiyorum nasıl daha fazla ruhumu yükseltebilirim ki? Ayrıca dinin anlaşıldığı konusundan ısrar ediyorumçünkü insan anlamadığı bir şeye inanmaz inansada bir anlamı olmaz. Yaratıcının yolladığı kusursuz bir kitabıda türkçe paragraf çözüyormuş gibi derinlemesine anlayamayız peygamber efendimizin hadisleride kuranı anlamayı kolaylaştırır zaten. Zaten gördüğün gibi bunlarda paralel düşünüyoruz
![]()
Ben tüm canlıların tek hücreli organizmalardan geldiğini düşünüyorum ve burnuma gelen kokuda bu konuyu silecekmişim tadı var.
Reankarne olup terliksi hayvanmı olacağım bu durumda kesin olurum.
Her insan bunu yaşıyorsa ben 33 sene neden sürttüm hayatı tecrube için seçimlerim konusunda yardımcı olsa idi eski hayatım bana hatalar yaptırmasa idi yani bu işler traş makinası yok böyle şeyler bizim burada da çıkar ara sıra 3 yaşında bebe gider eski karısını bulur aha ben ismail geri döndüm der kadında buna inanır 40 yaşında çocukları ellerini öper vs vs.
İnsan beyni normalin üstünde çalıştığında olacakları yapabileceklerini kimse tahmin edemez herşey olabilir yani ama bir beyin öldüğünde geri gelmez gelemez tecrube ve bilgide beyna aittir beraber ölür.
Hatta ruh diye tabir ettiğiniz şeyde beyinde bir bölümde geliştirilen ikinci benlikten öteye geçmez.Madem cehenneme ruh gidiyor ibadeti neden beden ediyor ruhun yapacak işi yok okul iş vb yapsın ibadet gitsin cennete nedir ki olayı.
işte asıl daha önce yaşadığın hayatları bilirsen ruhsal yükselişi deneyimleyemezsin. Bunun sebebi de çok basit. Kader planı denen şey tamda burada ortaya çıkıyor. Kader denen şey senin ve senin hayrına düzenlenmiş olaylar örgüsüdür, bunları değiştiremezsi. Bu olaylar planlanmıştır ve senin amacın bu planlarda birşeyler öğrenmektir. Biz başımıza gelen her olayla her sorunla her acıyla tekamül eder Mevlana'nın deyimiyle pişer ve olgunlaşırız. Bunun olması içinde geçmiş yaşamlarını bilmemen çok büyük önem arz eder. Eğer geçmiş yaşamını hatırlarsan o zamanın anılarını ve travmalarını bu hayatına taşırsın ve kaosa girersin. Bu yüzden ruhsal öğretilerde geçmiş yaşamlarınızı hatırlamaya odaklanmayın zaten hatırlamanız gerektiğinde "şifalandırmak" için hatırlayacaksınızdır der. Kader planına uyma açısından irademizin tamamı bizim kontrolümüzde değildir. Cennetteki irade denen yüksek benlik, irademizin çoğunu oluşturur. Tabi bu konular kişiye özgü ve özel manevi konulardır. herkesin bilmesi inanması veya keşfetmesi zorunluluğu yoktur. Çünkü bunu bilmenin ruhsal gelişim amacı taşımayan biri için bir anlamı yoktur. zaten ruhsal gelişim yoluna girdiğinizde bilmeniz gerekenler önünüze tüm kanıtlarıyla çıkarılacaktır =)Ama ben daha önceden bir hayat yaşadığımı bilmiyorum ruhsal yükseliş için dünyada olduğumu bilmiyorum nasıl daha fazla ruhumu yükseltebilirim ki? Ayrıca dinin anlaşıldığı konusundan ısrar ediyorum çünkü insan anlamadığı bir şeye inanmaz inansada bir anlamı olmaz. Yaratıcının yolladığı kusursuz bir kitabıda türkçe paragraf çözüyormuş gibi derinlemesine anlayamayız peygamber efendimizin hadisleride kuranı anlamayı kolaylaştırır zaten. Zaten gördüğün gibi bunlarda paralel düşünüyoruz
silebilirsin tabi senin canından değerli mi =) zaten ben söylemek istediklerimi söyledim, bundan fazla sadece laf kalabalığı yapmış olurumDuncaN Nickli Üyeden Alıntı
Ama son kez Yunus'un sözlerini yazmak istyiorum son kez;
Din ü millet sorar isen
Aşıklara din ne hacet.
Aşık kişi harap olur,
Işık bilmez din, diyanet
Konu sirius tarafından (06-05-2011 Saat 01:48 PM ) değiştirilmiştir.
Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)